İnsanların Geneli Neden Mutsuz?
İnsanların geneli neden mutsuz? Belki de bir çoğu?
Günümüzce bir çok kişide rastladığımız genel konu "MUTSUZLUK" bu toplumumuzda öyle büyük bir yer kaplamaktadır ki kişi her şeyden soyutlanmaktadır. Her şeyde bir doyumsuzluk, bıkkınlık...
Aslında insanlar ellerindekilerin değerini kıymetini bilmiyorlar. Yanlarında duran anne, baba, kardeş, eş, arkadaş, sahip oldukları mal varlıkları dahil hiçbir şeyin kıymetini bilmiyorlar... Hep daha fazlası hep daha fazlası diye çırpınıp duruyorlar. Yanlarında duranların kıymetini bilmeyip, bütün bunlarla yetinmiyorlar...Bu da genel anlamda kişinin çırpınırken verdiği mücadele sonucu kişinin yıpranmasına neden oluyor... Halbuki o kadar mutlu olabilecekken mutlu olacakları şey için çabalamıyorlar bile...Hatta aranızda "hayır, ben çabalıyorum ve mutlu olabilmek için şunları şunları yapıyorum ve hedefime ulaşacağıma inanıyorum" diyenler var mı? Kendinizi kandırmayın... Bunu belki annenize, belki öğretmeninize ve belki de arkadaşlarınıza da söylüyorsunuzdur...Peki kendinize söylemeyi denediniz mi? İç sesiniz ne diyor? O size gerçekten inanıyor mu? Yoksa siz bir başkalarına söylediğiniz sözlerle aslında onları değil de kendinizi mi kandırıyorsunuz? Bakın eğer mutlu olmak istiyorsanız ilk önce çevrenize şöyle bir bakın... yanınızdakilere, sahip olduğunuz her şeye... Herhangi bir hedefiniz varsa ulaşmak istediğiniz,ona odaklanın. Onu bunu kandırmayı bırakıp kendinize odaklanın. En önemlisi kendinizi kandırmayın... Hedefiniz iyi bir üniversite kazanmaksa eğer; çalışın. Gerekirse uyumayın, yiyip içmeyin,gezmeyin dolaşmayın ama ne yapıp edin o üniversiteyi kazanın... Ya da isteğiniz farklı bir şey olabilir. İsteğiniz her ne yönde olursa olsun başarmak için çabalayın... Ama şunu unutmayın gerçekten mutlu olacaksanız çabalayın... Örneğin; zengin olmak için çalışıp çabalıyorsunuz. Gözünüz paradan başka bir şeyi görmüyor yani ille para ille para diyorsunuz... Ve bu yolda belki sağlığınızı, belki sevdiklerinizi ve belki de kendi öz benliğinizi kaybediyorsunuz... Veee işte zengin oldunuz. Paranız çok, her şeyiniz var. Ama bir dakika bir şeyler eksik; sağlığınız ve belki sevdikleriniz ve hatta belki o kadar çok paranız olduğu için gece uyuyamıyorsunuz bile... Zenginliğin ne mânâsı kaldı? Ne oldu? Gene mutsuzluk, gene doyumsuzluk... Ellerinizdekilerin ve yanınızdakilerin değerini bilin nankörlük yapmayın...
Şu zamanlarda duyduğum her şeyi özetleyen cümle; eskiden herkes mutluydu. O yokluğun içinde... Eskiden? Eskiden ne vardı da bu kadar mutluydular? Dediğinizi duyar gibiyim... Aslında eskiden ne vardı yerine ne yoktu da bu kadar mutluydular olarak değiştirmek istiyorum... Aslında eskiden her şey vardı. İnsanlar az ile yetinmeyi biliyorlardı, kendini ona buna mutlu göstermeye, zengin ve büyük göstermeye çalışmıyorlardı. Herkes kendi halinde öylece yaşayıp gidiyorlardı... Rahmetlik babaannem sey derdi: "kızım eskiler hep iyidir. Herkes ellerindekilerle yetinir. Ben çocuklarımı bayrama hazırlarken giyecek bir şeyleri olmadığından eski kumaşlardan elbise dikerdim. Bunu gören çocuklarım öyle sevinirlerdi ki sanki dünyaları almışsın gibi giymeye kıyamazlardı. Şimdiki gençlere bakıyorum da ailesi para veriyor "bu ne çocuk mu kandırıyorsunuz? Bu kadar parayla ne yapılır ki?" Diye beğenmemezlik yapıyorlar. Eskiden çocuğun eline para vereceklerdi de çocuk böyle yapacaktı?"
Genel sorunumuz ne aslında biliyor musunuz? Yetinememezlik...
Teknoloji geliştikçe insanlar mutsuzlaştı. Niye? O yeni telefon çıkmışda onu alamamış.. Çok büyük sorun.. Başka derdin olmasın...
Çevresel faktörler : kimi insan hava kararınca, yağmur yağınca, gök gürleyince mutsuz olurken, kimi insan da bu tarz olaylardan mutlu olur... ya da bazıları geceyi severken bazılarıda gece olunca mutsuz olur. Bu tarz olaylar insanların kısa süreli de olsa mutsuz olmasına sebep olurlar...
İnsan ilişkileri : Bazen rastlamışsınızdır ya da belki o kişi sizsinizdir. Sevmediğiniz bir insan ile aynı ortamda bulunmak size mutsuzluk verir. Düşünüp taşınırsınız acaba ne yapsam da onu sinir etsem? Diye düşünürsünüz. Başaramayınca da küplere binersiniz...
Aşk ilişkileri : birini seviyorsunuz, bakıyorsunuz ki o sizi sevmiyor farklı birini seviyor. Ya da bir ilişkiye başlıyorsunuz bakıyorsunuz olmuyor ama karşı taraf sizi seviyor diye onu üzmemek için ilişkiyi devam ettiriyorsunuz. Sonucunda gene mutsuz oluyorsunuz...
Eğitim ve iş hayatı : eğitim hayatınızda ya da iş hayatınızda yeterli başarıyı sağlayamadığınızda mutsuz oluyorsunuz. Belki birinden daha üstün olmaya çalışıyorsunuz ama olmuyor. Ne oluyor? mutsuzluk. Daha fazla para kazanmak istiyorsunuz kendinizi yıpratıyorsunuz ama olmuyor. Ne oluyor? Mutsuzluk.
Aşağılık kompleksi : aslında bir çoğumuzun ortak sebebi fiziksel özelliklerimiz, maddi durumumuz, sağlık sorunlarımız... Belki bazılarımız sahip olduğumuz şeylerle ya böbürleniyoruz ya da kendimizi karşıdaki kişiye oranla aşşağılıyoruz. Sonucu ne oluyor? Mutsuzluk.
Ailevi etkenler : bazılarımız mutlu bir ailede büyümüş, bazılarımız da kavga gürültü ve sevgisiz bir ailede büyümüş...
Özellikle ihtiyaçları karşılamayan ve müdahaleci bir ailede büyümek ve ev düzenini sağlayamayan ailede büyümek gibi ailevi sorunlar mutsuzluğa yol açabiliyor.
Tehditkâr sözler : bir çoğumuzda rastlanan genel sorun "tehditkâr sözlere maruz kalmak" şunu yapmazsan şu olur, bunu yapmazsan bu olur... Bu öyle bir sorun haline gelmiştir ki ya bunlar olursa? Ya yapamazsam? Ya başıma bunlar gelirse? Korkusuyla ve endişesiyle mutsuzluğa giden kapının bir nebi kapısını açar...
İnsanlara sonsuz güvenmek : bazen karşımızdaki kişiye öyle çok güveniriz ki sonucunda bizi yüz üstü bırakmayacağına inanırız. Güvenimiz boşa çıktığı zaman da mutsuz oluruz...
Kendimizi bir başkalarıyla kıyaslamak : bazen yolda birini görürüz ve baştan aşşağıya bir süzeriz. Giyimiyle, fiziksel özellikleriyle baştan aşşağıya çok beğeniriz ve o esnada durup düşünürüz: ben neden böyle değilim? Niye benim fiziki yapım böyle? Niye maddi olarak onun kadar zengin değilim? Niye onun eşi ona oyle davranıyor da benim eşim bana böyle davranmıyor? Gibi bir sürü kıyaslama geçer aklımızdan ve bu da bizi mutsuz eder...
Bulunduğu durumdan dolayı sürekli şikâyet etmek : insanlar sürekli bulundukları durumdan haz almak yerine sikâyet ederler...Yani yaşadığı bir olayın iyi yönlerine takılmaktansa hep kötü yönlerine odaklanır.. Başıma neden hep bunlar geliyor? Neden ben hiç mutlu olamıyorum? Neden hep ben? Gibi şikayetlerde bulunurlar...
Daha sayamadığım bir çok konu mutsuzluğu tetikler... Okuduklarınızdan da anlayacağınız üzere insanlar hep olayların en kötü yönüne odaklanırlar. Hiç iyi yönleriyle bakmayı denemezler. Örneğin; yeni telefon çıkmış, alamıyorsa; olsun bir dahaki sefere alırım çok da sıkıntı değil...
Ya da; evet belki fiziksel özelliklerimiz, maddi durumumuz, sağlık sorunlarımız böyle olabilir ama bunlar değiştirilemeyecek durumlar değil. Para her zaman bulunur, fiziksel olarak böyle daha iyiyim ya da spor yaparak bunları düzeltebilirim gibi söylemler bizleri rahatlatıp mutlu olmamıza neden olabilirler...
Hayata bir defa geliyoruz ve onu da mutsuz olarak harcamayalım... Her şeye pozitif yönünden bakmaya koyulalım. Her şeye rağmen şükretmek ve bulunduğunuz durumdan aslında daha da kötü durumda olanların da olduğunu unutmayın lütfen...
Yorumlar
Yorum Gönder